Açık öğretim programlarının yüz yüze sınavları, çoğu zaman geleneksel eğitim sistemindeki sınavlardan daha az zorlayıcı olarak algılanmaktadır. Bu durum, açık öğretimin daha geniş bir kitleye hitap etme amacından kaynaklanıyor olabilir. Öğrencilerin farklı öğrenme deneyimlerine sahip olmaları ve sınavların yapısı, zorluk seviyelerini etkileyen önemli faktörlerdir. Dolayısıyla, her sınavın kendine özgü dinamikleri bulunmakta ve bu da değerlendirme süreçlerini çeşitlendirmektedir.
Açık öğretimin yüz yüze sınavları, örgün öğretimdeki sınavlara göre genellikle daha kolay olarak değerlendirilmektedir. Bunun nedeni, açık öğretimin çıkış noktasının, okuma yazma öğrenmiş veya lise eğitimini tamamlayamamış kişilere ikinci bir şans vererek mezun olmalarına olanak sağlamak olmasıdır.
Ancak, sınavların kolay veya zor olması kesin bir şekilde söylenemez, bu durum her bölümde farklılık gösterebilir.